BAYRAKLARI_BAYRAK_YAPAN_ÜSTÜNDEKİ_KANDIR___VATAN_EGER_UGRUNA_ÖLEN_VARSA_VATANDIR...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 - BİSMİLLAHİRREHMANİRREHÎM

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
A?DMİN
(AdMİn)
(AdMİn)
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1151
Yaş : 22
Nerden : KoCaElİ
Personalized field :
GÜÇ :
200 / 100200 / 100

TECRÜBE :
200 / 100200 / 100

REP :
200 / 100200 / 100

SEVİYE :
300 / 100300 / 100

YILDIZ :
100 / 100100 / 100

TAKIMIM :
Kayıt tarihi : 09/04/08

Kişi sayfası
BURAYA: SERKAN

MesajKonu: - BİSMİLLAHİRREHMANİRREHÎM   Perş. Nis. 24, 2008 12:52 am

- BİSMİLLAHİRREHMANİRREHÎM
-Yani: Rahman Rahim Allah’ın Adıyla

Her işi rahmeti geniş ve sürekli olan Allah’ın adıyla başlıyoruz. Çünkü işlerde Allah’tan başkasının ismini anmak ve başkasından yardım dilemek bir nevi şirk sayılır ve mümin bir kimse, Yüce “Allah’ın yüce ismini tenzih et. (25)” emrine uyarak Allah’ın ismini başka bir isimle birlikte anmaktan uzak durmalıdır.

- ELHEMDU LİLLAHİ REBBİL ĚLEMÎN:
- Övgü, alemlerin Rabbi Allah’a aittir.

Tüm övgü ve senalar alemleri yaratan ve yaratıkları kemal yoluna kılavuzluk eden Allah’a aittir. Tüm iyilik ve güzellikler, her türlü eksiklikten uzak bulunan Yüce Allah’tan kaynaklanır.

- ERREHMANİRREHÎM:
- (O) Rahman ve Rahimdir. (Merhameti geniş ve süreklidir.)

Her şey Allah’ın merhamet ve şefkatinden yararlanmaktadır; O’nun merhameti tüm varlıkları kapsamıştır; özel rahmeti ise imanlı temiz kulları hakkında süreklidir.

- MALİKİ YEWMİDDÎN:
- Cezâ ve mükâfat gününün sahibidir.

Yani, insan ölmekle yok olmamaktadır ve herkes, her şeyin Allah’a boyun eğdiği ceza ve mükafat gününde yaptıklarının hesabını verecektir.

Her namazda bu inancını tekrarlayan mümin, günah ve haksızlığın doğuracağı kötü akıbetten korkarak, kendisini her türlü kötülük ve günahtan uzak tutmaya çalışır.

- İYYAKE NE’BUDU WE İYYAKE NESTEÎN:
- Yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz.

Yani, biz hiçbir güç ve tutkuya değil, yalnız sana kulluk ediyor, seni, karşısında boyun eğilmeye ve önünde secde edilmeye layık biliyoruz; hiçbir güçten değil bütün güçlere egemen olan ve iradesine karşı gelecek bir güç bulunmayan senden yardım diliyoruz.

- İHDİNE’Ŝ-ŜİRAŤ-EL MUSTEĶÎM
-Bizi doğru yola ilet.

Her gün Allah’tan kendisini doğru yola kılavuzluk etmesini, o yola iletmesini ve o yolda kendisine sebat vermesini isteyen bir kul elbette ki, hayatının çeşitli aşamalarında ve muhtelif olaylar karşısında hak yoldan sağa-sola sapmayarak her türlü aşırılık ve ihmalkarlıktan uzak durmağa çalışır.

-ŜİRAŤELLEŹÎNE EN’ĚMTE ĚLEYHİM:
- Nimet verdiğin kimselerin yoluna;

İnsanın, kendi tutunduğu yolu doğru yol zannederek haktan uzak düşmesi mümkündür. Bu yüzden doğru yolu teşhis etmek için geçerli bir ilahi ölçü gerekir. Bu ayette doğru yolun herkesçe kolayca anlaşılması mümkün olan bir özelliği açıklanmıştır. Bu özellik de, bu yolun Allah’ın kendilerine nimet verdiği kimselerin yani peygamberlerin ve Ehl-i Beyt İmamlarının(26) yolu olduğudur.

- ĠEYRİL MEĠŻUBİ ĚLEYHİM WELEŻŻÂLLÎN:
-(onlar) ki ne kendilerine gazap edilmiştir ve ne de sapmışlardır.

Namaz kılan kimse, bu ayeti okuyarak, peygamberlerin ve onların vasilerinin yolunda ilerlemek istediğini ve peygamberlerin yoluna karşı çıkan ve insanları hak yoldan uzaklaştıran kimseleri veya aldanarak hak yoldan sapanları takıp etmek istemediğini açıklar.

Bu yüzden namazı doğru şekilde öğrenip ve doğru şekilde yerine getirerek Kur’an’ın bizlere gösterdiği doğru yolda adım atmaya çalışmalı ve çeşitli saptırıcı tuzaklara düşmekten kendimizi kurtarmalıyız. Şu ilahi gerçeği unutmamalıyız ki, peygamberler ve onların vasileri olan gerçek doğruların yolundan başka tüm yollar, insanı dünya ve ahiretteki gerçek ve kalıcı mutluluğa erişmekten mahrum eder ve çeşitli uçurumlara düşürür.

İnsan, namazda, Fatiha Sure’sini okuduktan sonra, ebedi saadet programını içeren Kur’an-ı Kerim’in unutulmaması için bu ilahi kitaptan diğer bir sure de okumalıdır.

Sonra Allah’ın azameti karşısında rükua eğilmeli ve şöyle demeli:

- SUBHANE RABBİYEL ĚŽÎM-İ WE Bİ-HAMDİH:
- Yani: Benim azamet sahibi rabbim her eksiklikten uzak ve münezzehtir ve ben O’na hamd ediyorum.

Sonra, Allah karşısında daha fazla eğilmek için secdeye kapanmalı ve şöyle demeli:

- SUBHANE RABBİYEL Ě’LA WE Bİ-HAMDİH:
-Yani: Benim her şeyden yüce rabbim her eksiklikten uzak ve münezzehtir ve ben O’na hamd ediyorum.

Rüku, insanın Allah karşısındaki teslimiyet, tevazu ve O’na boyun eğişini göstermekte ve secde, Allah’ın azameti karşısında kulun teslimiyet ve eğilişini göstermenin yanı sıra O’na bağlılık ve muhabbetini de sergilemektedir.

Böylece namaz, Allah’a yönelen, O’na boyun eğen ve hak yoldan başka yolda yürümek istemeyen, yüce insani erdemleri kazanmaya çalışarak her türlü kötülüklerden uzak duran, iradeli, takvalı ve doğruları seven ve onların yolunu takıp eden bir kişiliğin insanda oluşmasına sebep olur. Bu özellikleriyle namazın fert ve toplum açısından ne derece yapıcı bir ibadet olduğu inkar edilemez bir gerçektir.

Bizler gerçek mutluluk yolu olan namazın çeşitli semerelerinden gereğince yararlanmak için namaza daha fazla önem vermeli ve namazda kalp ve fikrimizi Allah’a yönelterek namazın manevi feyizlerinden yararlanmaya çalışmalıyız. Hiçbir bahaneyle namazı terk etmeyip en zor şartlarda bile namazdan gaflet etmemeliyiz. Bu ilahi farizayı gereğince ayakta tutmaya çalışarak gönül ve kalp temizliğimizi artırmaya çalışmalı; ruhumuzu güçlendirmeli ve hayatta karşılaşılması mümkün sıkıntı ve buhranlarda bu ilahi destekten yardım almalıyız.

Allah Teala buyuruyor ki:

“Sabır ve namaza sarılarak (Allah’tan) yardım dileyin...”(27)

Bu manevi feyiz kaynağından daha fazla yararlanabilmek için, Allah’tan bizi namazı dosdoğru kılarak hakkınca ayakta tutanlardan kılmasını dileyelim:

“Ey Rabbim, beni namazı hakkınca ayakta tutan kıl; ve benim soyumdan olan kimselerden de (namazı hakkınca ayakta tutan kimseler oluştur.) ve duamı kabul eyle .”(28)



Namazda Tefekkür
Namazı tefekkür, ihlas ve kalbin Allah’a yönelişini sağlayarak tam bir huşu ile kılmak gerekir.

Peygamber (s.a.a) Ebuzer’e hitaben şöyle buyurmuştur:

“Tefekkür ile kılınan iki rekatlık kısa bir namaz, teveccüh ve ilgi olmadan bir gece boyunca kılınan namazdan daha iyidir.”(29)

İmam Sadık (a.s) da şöyle buyuruyor:

“Namaza başladığında huşu içinde olmaya çalış ve namaza gönül ver. Allah Teala buyuruyor ki: “Onlar ki namazlarında huşu içindedirler.”(30)

Hz Ali de buyurmuştur ki:

“Namazda bezginlik ve uykulu halinde olmayın; Kul, namazına gönül verdiği ölçüde namazından faydalanır.”(31)

Yine buyurmuştur ki:

“İnsan namazda huşu içinde olmalıdır; eğer insan namazda huşu içinde olursa onun azaları da huşu içinde olur ve boşuna onları oynatmaz.”(32)

Peygamber ve Ehl-i Beyt İmamları tam bir huşu ve Allah’a yönelişle namaz kılıyorlardı. O mukaddes zatlar, farz namazların yanı sıra sünnet namazlarını da sürekli yerine getiriyorlardı. Allah Kuran-ı Kerim’de Peygamber(s.a.a)’e gece namazını kılmasını emrederek şöyle buyurmaktadır:

“Geceleri sana farzlardan fazla bir ibadet olarak, namaz için kalk; umulur ki Allah seni beğenilen bir makama çıkarır.(33)

Peygamber (s.a.a) Ebuzer’e şöyle buyurmuştur:

“Allah namazı benim gözümün nuru kılmıştır. Aç olana yemeği ve susamış birine suyu sevdirdiği gibi, namazı da bana sevdirmiştir. Aç biri yemek yiyince doyar ve susamış olan su içince susamışlığı gider; ama ben namazdan doymam.”(34)

_________________
______________________________________________________________



LÜTFEN KURALLARA BAKIN: : http://supermekan.0forum.biz/forum-kurallari-f1/forum-kurallary-t79.htm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://supermekan.0forum.biz
 
- BİSMİLLAHİRREHMANİRREHÎM
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SAVAŞÇILARIn MekaNı :: DİNİ BÖLÜM :: NAMAZ :: Namazın önemi-
Buraya geçin: