BAYRAKLARI_BAYRAK_YAPAN_ÜSTÜNDEKİ_KANDIR___VATAN_EGER_UGRUNA_ÖLEN_VARSA_VATANDIR...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 0-6 YAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ kitap özeti

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
A?DMİN
(AdMİn)
(AdMİn)
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1151
Yaş : 22
Nerden : KoCaElİ
Personalized field :
GÜÇ :
200 / 100200 / 100

TECRÜBE :
200 / 100200 / 100

REP :
200 / 100200 / 100

SEVİYE :
300 / 100300 / 100

YILDIZ :
100 / 100100 / 100

TAKIMIM :
Kayıt tarihi : 09/04/08

Kişi sayfası
BURAYA: SERKAN

MesajKonu: 0-6 YAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ kitap özeti   C.tesi Mayıs 03, 2008 8:32 am

0-6 YAŞ ÇOCUKLARIN BEDENSEL-ZİHİNSEL-RUHSAL-SOSYAL GELİŞİMLERİ
0-6 YAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ

I. BÖLÜM
Bebeklik Dönemindeki Gelişim(0-2 yaş)
A-) Bedensel Gelişim
Bebeklerin doğumdaki büyüklükleri ve doğumdan sonraki büyüme hızları
onların genel geli-şimleri hakkında bilgi verir. Ortalama olarak erkek
bebekler kızlara göre tüm beden oranları bakımından biraz daha
büyüktürler .Bebeğin beden oranlarında görülen değişmeler özellikle
birinci yılın ikinci yarısında hızlanır. Doğumdan itibaren
incelendiğinde başın en hızlı gelişen organ olduğu görülür.
Doğumdan bir yaşına kadar gövde en hızlı büyüyen alanı oluştururken
bacaklardaki hızlı büyümenin bir yaşla ergenlik arasında gerçekleştiği
görülür
Doğuma ortalama ağırlık 3402 gramdır. Doğumdan rastlanabilen en düşük
ağırlık 2268 gram en yüksek ağırlık ise 6350 gramdır.Yeni doğanın
doğumun ilk günü ya da bunu izleyen iki günde ağırlığının yüzde onu
oranında kilo kaybetmesi beklenir. Bebeğin kiloyu onuncu gün
dolaylarında yeniden kazandığı görülür. Ağırlık gelişiminin çocuktan
çocuğa farklılaştığı dikkati çeker. ilk üç ay içerisinde bebeklerin
ortalama olarak haftada 170 gram almaları beklenir.
İskelet Gelişimi
Yeni doğan 48-50 cm boyundadır. 1-3 yaş arasında boyda ortalama 20,5 cm
lik ağırlıkta 4,7 kg lık bir artış gözlenir. Bundan sonra büyüme daha
da yavaşalar.3-6 yaşları arasında çocuk yılda 7-8 cm’lik ağırlıkta 2,2
kg lık bir artış gözlenir.
Yeni doğanın iskelet yapısı önceleri yumuşak kıkırdaktan
oluşmaktadır.Kemikleşme olgusu doğum öncesi evreden başlayıp gelişim
boyunca süre gelir.Bebeklerin iskelet yapıları büyük çapta
kemikleşmemiş olduğundan yumuşaktır ve kolayca bükülebilir.Bu nedenle
basınca karşı daha direnç-lidirler.
Kas Gelişimi
Yeni doğan kız olsun erkek olsun beden büyüklüğü ile orantılı olarak
kas liflerine sahiptir. Erkek bebekleri kas doku oranı kız
bebeklerinden daha fazladır.

TEMEL FİZYOLOJIK GEREKSİNMELER
Beslenme Gereksinimi
Yeni doğan bebekler ortama olarak günde 7 yada sekiz kez beslenirler.
Dördüncü haftadan iti-baren bu sayının beş altıya indiği görülür.
Çocuğun bir defada çok sütle emzirilmesi gerekmez .Belki en doğrusu
azar azar emzirmektir. Bir defada çok sütle emzirilmesi belki de onun
midesinde gaz ya-pabilir. İki yıl süreyle çocuğun emzirilmesi de
gereklidir.
Uyku Gereksinimi
Çocuğun temel fizyolojik gereksinmelerinin başında sayılan uyku çocuğun
etkin katkısını ge-rektirir. Yeni doğan bebekler günde ortalama 16-18
saat uyuyarak zamanlarının %80’ini uykuda geçi-rirlerken bir yaş
bebeklerinde bu süre %50 ye düşmektedir.
B-) Bilişsel gelişim
Dünyayı algılama ve anlamaya dönük zihinsel süreç ve etkinliklerdeki
gelişmeye bilişsel geli-şim denilmektedir. Piaget’e göre dönem kavramı
yaşa bağlı olarak zihinsel gelişimin doğasında ve yapısında ortaya
çıkan niteliksel değişikliklerdir.
Piaget’in Bilişsel Gelişim Açıklaması:
Piaget’e göre çocukların tamamen kendilerine has zihinsel işleyişleri
ve bakış açıları vardır. Yaptığı gözlemler sırasında küçük çocukların
çoğunun yürüdüklerinde güneşin yada ayın kendilerini izlediğine.....
hareket eden her şeyin canlı olduğuna, düşlerindeki kahramanların gece
uyurlarken pen-cereden içeri girdiklerine inandıklarını keşfetti. Binet
zeka testlerinde aynı yaşlardaki çocukların sorulara aynı türden
cevaplar verdiklerini gözlemlemesi Piaget’e bilişsel gelişimin yaş
düzeyine bağlı olarak farklı özellikler taşıdığını düşündürmüştür.
Piaget Zekayı;
Özel bir biyolojik uyum biçimi
Tüm zihinsel yapının yöneldiği bir denge durumu
Canlı ve etkin Bir işlemler sistemi olarak kavramlaştırmıştır.
Piaget kuramsal ve deneysel çalışmalarında zekanın içeriğinden çok
yapılarını ve işlevlerini incelemeyi yeğlemiştir. Bir taraftan kalıtsal
faktörler sinir sistemi ve duyu organlarının biyolojik yapısı diğer
taraftan bireyin karşı karşıya kaldığı çevreden gelen uyarıcılar zeka
gelişimini etkiler. Piaget yaşamın yaklaşık ilk iki yılını duyusal-
motor dönem olarak adlandırmıştır. Bu dönemde sembolik dü-şünce
gelişmediği için bebeğin zihinsel etkinlikleri duyusal uyarıcılar
refleksler ve basit hareketlerle sınırlanmıştır.Örnek:Gözle tarama
ısırma tutma emme gibi.
Duyusal- motor öğrenmedeki düzenli gelişim sırası ilk olarak duyuların
kullanılması le başlar. Bunun ardından altıncı aydan itibaren motor
yetenekler daha sonra yani ikinci yılda ise bu birincil ye-teneklerin
koordinasyonu başlar. Bebek bu dönemin sonunda duyusal-motor yolla
karmaşık olamayan zihinsel faaliyette bulunabilir.
Yeni doğanın en önemli aşamasını ilk 7-8 gün oluşturur.Bebek görebilir
işitebilir, koklayabilir,tat alabilir, acıya duyarlıdır. Dokunma ve
yerinin değiştirilmesi durumlarına karşı hassastır. Yeni doğanın
davranışları dikkate değer bir düzeyde gelişmiştir, çeşitli refleksleri
vardır. Bunlardan en önemlileri yaşamın devamı için gerekli olan emme
ve yakalama refleksleridir.
Duyusal-motor dönemde zamanla ilk hareketlerle onu izleyen sonucun tek
bir eylem haline dönüştüğü görülür. Çocuk bazı hareketleri kendi
arzusuyla durdurmayıp yineleme girişiminde bulu-nur.Piaget bu döneme
“döner tepki” adını verir. Döner tepkinin temelinde hareketi sürdürme
amacı yatmaktadır.
Piaget dönemin ilk yılında dairesel hareketlerin zihinsel gelişim
üzerindeki önemini vurgulamış-tır. Birinci yılın sonlarına doğru
bebeklerde taklit davranışı ortaya çıkmaktadır. Bebek duyusal-motor
dönemin başlarında uyarıcıyı görüş alanının dışına çıkana kadar izleyip
sonra bırakmaktadır. Zihinsel yapılar oluştukça bir nesne görüş
alanının dışına çıksa da bebekler nesneyi zihinsel olarak temsil
edememektedir. Nesne devamlılığı kavramının ilk belirtileri 8-12 aylar
arasında ortaya çıkmakta 18 ay içerisinde gelişmektedir.
Duyusal -motor döneminin son aşamasında çocuk keşfetmenin yanında icat
etmeye zihinsel kombinasyonlar yoluyla yeni araçlar üretmeye
başlar.arık duyu hareket yöntemi yerine zihinsel kombi-nasyonları
kullanmaya böylelikle problemlere ivedi çözümler aramaya koyulur. Dış
dünyaya imaj anı ve semboller yoluyla zihinsel bir biçimde kendini
sunmaya başlar.
Bu dönemde Piaget’e göre dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar vardır:
1-Yaş normları kesin değildir, çocuktan çocuğa değişebilir. Çünkü
çocuğun içinde çevre, fiziksel gelişme hızı farklılıklar yaratır.
2- Bireysel farklılıklara rağmen evrelerin sırası değişmez .
3- Gelişim tedricidir.Bir evrenin bitimine yakın diğer evre başlamış
olabilir.Evreler bitişiklik gösterirler kesin bir çizgi ile
ayrılmazlar. Ayrıca bir sonraki evrenin belirtileri başladığında bir
önceki evrede gelişmiş olan özellikler kaybolmaz.
C-) Duygusal Gelişim
Yeni doğmuş bebekteki heyecan ve davranışı farklılaşmamıştır. Genel
heyecanlanma haz veren ve vermeyen uyarımlara yapılan basit tepkiler
şeklinde gruplandırılabilir. Haz vermeyen uyarımlara karşı bebeğin
tepkisi beden pozisyonunu değiştirmek yada ansızın bağırarak ağlamak
biçiminde olabilir.
Gülme ve Gülümseme
Bebeklerin bir yaşına basmalarından önceki ifadeleri yetişkinler
tarafından tanınabilir ve duy-gusal tepkileri giderek zenginleşir.
Doğumdan sonraki haftalarda çocuğun duygusal yaşamında belirgin
farklılıklar göze çarpmaktadır. Bu dönemde bebek açık bir ilgi ile
çevresini gözlemlemeye ve keş-fetmeye başlar. Çocuğun yüzleri seçerek
dikkat etmesi bazılarına ilgi göstermemesi ondaki duygusal ifadenin ilk
belirtileri sayılabilir. Çocuklar büyüdükçe tepkilerin giderek daha az
yaygın ama daha çok farklılaşmış türden olmaya başladığı görülür.
Freud ve Erikson’a göre Duygusal Gelişim
Freud doğumdan yedi yaşına kadar olan dönemde duygusal açıdan üç temel
gelişim evresi olduğunu söyler . Bunlardan oral evre 0-18 aylar arası,
anal evre 1,5-3 yaşlar arası, fallik evre 3-7 yaş-ları arasında görülür.
Oral dönemde başlıca haz kaynağı ağızdan besin almaktır.Besin alırken
önce dudaklar ve ağız boşluğu uyarılır sonra yutulur eğer besin
maddesinden hoşlanılmazsa dışarıya tükürülür. Oral dönem bebeğin
annesine en bağımlı olduğu ve onun bakımına en çok gereksinim duyduğu
dönemdir.
Anal dönem de besin maddesi sindirildikten sonra artıkları barsağın son
bölgesinde birikir ve anüs kasları üzerinde belirli güçte bir basınç
yaptığında dışarıya atılır. Dışkının boşalması rahatsızlığa son verir
ve bir refahlama duygusu yaratır.
Fallik dönem cinsel organların işlevlerine ilişkin cinsel ve saldırgan
içerikli duygular önem ka-zanır. Oedipus karmaşası farklı cinsten olan
ebeveyne karşı cinsel duyguların aynı cinsten olana karşı ise düşmanca
duyguların oluşması ile belirlenir. 3-5 yaş arasındaki çocuğun
davranışları oedipus kar-maşasının etkisi altındadır. Beşinci yaşatan
sonra bu etki ortadan kalkar yada bastırılarak yaşam boyu kişiliği
etkileyen bir güç olarak kalır.
Erikson’a göre insan yavrusunun yetişkin oluncaya dek gelişmenin
psikososyal görevlerini çö-zümlemesi gerekir.Gelişim bireyin tüm
yaşamına yayılır.
D-) Sosyal Gelişim
Sosyalleşme bebeğin üç ay dolaylarında insanla objeler arasındaki farkı
görerek değişik tepki-ler göstermesiyle başlar. Üçüncü ayın başından
itibaren sosyal davranış egemen olur.Bebek artık başkalarıyla birlikte
iken mutlu yalnız başına kaldığı zaman mutsuz ve huzursuz olmaya
başlar. Diğer bebekleri fark etme onlara gülme ve ağladıklarında onlara
ilgi gösterme 4-5 aylıkken başlar.
Bakma ve dokunma şeklinde başlayan arkadaşlık ilişkileri altıncı aydan
itibaren giderek daha saldırgan bir biçim almaya başlar.9. ve 13. aylar
arasındaki sosyal davranış belirtileri içinde,diğerlerinin ses ve
davranışlarını taklit etme ve oyuncaklarla birlikte oynama sayılabilir.
8-9 aylık olduğunda çocuk başkalarında gözlediği konuşma seslerini,
basit davranışları ve jestleri taklit etmeye çabalar.10 ve 12. aylar
arasında,aynadaki kendi görüntüsüyle oynar ve görüntüsünü sanki başka
bir insanmış gibi öper.
1 yaşına kadar çocuk diğer insanlara, özellikle annesine bağımlıdır.1
yaşına geldiğin-de,çevresini yalnız başına keşfedebildiği halde,çocuk
bu dönemde güven temeline dayalı anne deste-ğine gereksinim duyar.
Yaşamın ikinci yılındaki hızlı gelişim,çocuğu birçok açıdan bağımsız
hale getirir.motor yete-neklerle, dil becerisinin
kazanılmasının,çocuğun bu bağımsızlığında etkisi büyüktür.bu evrede
çocuk, her gün biraz daha bağımsızlığından haberdar olmaya başlar.
İkinci yılın son yarısından itibaren nesneler,sosyal ilişkinin bir
aracı olarak görülür.bütün bu ilişkiler sonucunda bir takım sosyal
tepkiler gelişmeye başlar;taklit,utanma,fiziksel ve sosyal bağımlılık
otoritenin kabulü, rekabet, ilgi çekme arzusu,sosyal işbirliği gibi
İki Yaş çocuğu yetişkinlerle birlikte basit faaliyetlerde bulunabilir.
Böylece edilgen bir eleman olmaktan kurtulup aile faaliyetlerine
katılan ve sosyal ilişki kurabilen etkin bir üyeye dönüşür.

BÖLÜM
İlk Çocuklukta Gelişim(2-6 yaş)
A-Bedensel Gelişim
İlk iki yılda hızlı bir artış gösteren boy uzaması giderek daha yavaş
fakat sürekli bir artış göste-rir. İlk yılda 20-25 cm olan boy artışı
ikinci ve üçüncü yılda on santimetre 4 ve 5 yılda 5-6 cm ye düşer;
altıncı ve yedinci yıllarda on cm lik bir artışla hızlanmış gibi
görünmesine karşın ergenliğe kadar ani bir artış kaydedilmez.
Doğuşta ortalama 3,5 kg olan ağırlık iki yılda ortalama üç katına
ulaşır. İkinci yıl 3-3,5 kg’lık bir artma göstererek çocuğun ağırlığı
12 kg dolaylarına varır bu artış oranı iki yaşından sonra git gide
yavaşlayarak üç yaşında 2-3 kg ; 4-5 yaşlarında 1,5-2 kg dır.Kilo da
artış, boy uzamasına benzer bir artış gösterir.
İlk diş genellikle çocuk 6 yada 7 aylıkken çıkar ve on iki tane olan
süt dişleri 4 yaşlarına doğru tamamlanır. Normal olarak ta 6 yaşına
doğru dişlerin değişmesi başlar ve ergenliğe kadar dişlerin sayısı
oldukça düzenli olarak bir yıldan öbürüne artar.
B-Bilişsel Gelişim
Bu evrede çocuk dile ve sembolik düşünme yeteneğine sahiptir. Artık o
eylemdeki başarısının yanında imaj ve sembollere de yer verir.3 ve 4
yaş civarında çocuklar büyük ölçüde dış dünyayı zihni semboller halinde
tasarımlayabilecek güçtedirler, yetişkin ve yaşıtları ile serbestçe
etkileşimde bulu-nabilirler anca bu etkileşim ben merkezlidir.
Mantıksal düşünme işlemi bu dönemde gelişmemiştir. Bu dönemde çocuklar,
nesnelerin görünüşünün etkisi altındadırlar. Henüz korunum için gerekli
zihinsel kavrama sürecinden yoksundurlar. Korunum ilkesini kazanmış bir
birey, herhangi bir nesnenin şeklinin değişmesinin etkisi altında
kalmaksızın onun aynı kaldığını anlayabilir.
İşlem öncesi evrede çocuk, nesneleri başka şeylerin simgesi gibi
kullanmaya başlar. Örneğin bir değneğe binip at diye dolaşabilir.Bu
aşama somut işlemler için bir hazırlık evresi olup duyusal-motor
yapılardan operasyonel düşünceye geçiş dönemini oluşturur. Bu evrede
çocuk gözle görülebile-cek bir yerde bulunmayan bir nesneyi veya insanı
temsil eden bir kelime veya sembol geliştirir. Zihinsel semboller
geliştirir.
İşlem öncesi dönemin başlarında bir şeyin yerine bir başkasını sunma
yeteneği gelişir.Bu dö-nemde özellikle dilin gelişimi ile birlikte
düşüncede yaygınlık ve hız görülür. Bu yetenek çocuğun dili
kullanmasını yorum yapabilmesini, resim çizebilmesini oyunlarında
sembolik ve inşa oyunlarına doğru yaygınlaşabilmeyi daha sonra
okuyabilmesini ve yazabilmesini olanaklı kılar.
Bu evrede çocukların büyük bir bölümü ayrı orantıları dikkate almadan
genel olarak algılar ve ilişkisiz obje ve kavramları bütünleştirirler.
Çocuk her şey arasında her türlü ilişki kurabilir.Yine bu dö-nemde
çocuk parçayla bütünü aynı zamanda düşünememektedir. Bu dönemde
çocuklar hala zihinsel kıyaslama yapamazlar. Zihinsel düzeyde temsil
edebilme, kavram kullanabilme mümkün olmamakta, onun yerini ani
algılamalar almaktadır.
Bu dönemde çocukların düşüncesi hala ben merkezcidir; öznel olanla
nesnel olanı ayıramazlar. Bunun sonucu olarak da doğal olayların
insanlar tarafından kontrol edildiklerine inanırlar.
C- Duygusal Gelişim
Korku
Korkuyu oluşturan bütün uyarımlardaki orta özellik ani ve birden bire
oluş, bunu sonunda da çocuğun yeni duruma uyum gösterememesidir.
Çocuğun içinde bulunduğu koşullar heyecanı etkileyen diğer faktörleri
oluştururlar.Üç yaşından sonra heyecanların giderek kontrol altına
alındığı dikkati çeker.
Kıskançlık
Kıskançlığın nedeni ve ifade biçimi büyük ölçüde psiko sosyal etkileşim
ortamı ile çocuğa yö-neltilen uyarımlara bağlıdır. Kıskançlığı
oluşturan ortam çoğu kez toplumsal kaynaklı olup özellikle çocuğun
sevdiği kişileri içerir. Kıskançlık nedeni ile çocukta görülebilecek
alt ıslatma, tırnak yeme, parmak emme gibi gerileme belirtileri onun
ruh sağlığını büyük ölçüde etkiler
Öfke
Öfke tepkileri ilk çocukluk döneminde kısa sürer, Yapılan incelemelere
göre ilk sekiz yıl içinde bu tepkilerin süresi beş dakikayı geçmez.

_________________
______________________________________________________________



LÜTFEN KURALLARA BAKIN: : http://supermekan.0forum.biz/forum-kurallari-f1/forum-kurallary-t79.htm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://supermekan.0forum.biz
 
0-6 YAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ kitap özeti
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Harry Potter ve Sırlar Odası Özeti
» Rüzgar Gülü - Atilla İlhan rüzgar gülü - atilla ilhan
» TIMETÜRK,Fatih i,Cocuk Katili YAPTI....
» Harry Potter ve Ölüm Yadigarları Özeti
» AİLE İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SAVAŞÇILARIn MekaNı :: ÖDEV-ARAŞTIRMA :: ARAŞTIRMA-
Buraya geçin: