BAYRAKLARI_BAYRAK_YAPAN_ÜSTÜNDEKİ_KANDIR___VATAN_EGER_UGRUNA_ÖLEN_VARSA_VATANDIR...
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 (G Ü Z E L ) BİR İŞLETME NASIL DAHA VERİMLİ OLUR----

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
A?DMİN
(AdMİn)
(AdMİn)
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1151
Yaş : 22
Nerden : KoCaElİ
Personalized field :
GÜÇ :
200 / 100200 / 100

TECRÜBE :
200 / 100200 / 100

REP :
200 / 100200 / 100

SEVİYE :
300 / 100300 / 100

YILDIZ :
100 / 100100 / 100

TAKIMIM :
Kayıt tarihi : 09/04/08

Kişi sayfası
BURAYA: SERKAN

MesajKonu: (G Ü Z E L ) BİR İŞLETME NASIL DAHA VERİMLİ OLUR----   C.tesi Mayıs 03, 2008 8:32 am

ETKİLİ İNSAN & ETKİLİ YÖNETİM

Amacınız başarılı olmak ve çevrenizi olumlu bir şekilde etkilemekse,
etkili bir insan olmak zorundasınız. Etki olmadan başarı gelmez.
Örneğin; Bir pazarlamacıysanız ve ürünlerinizden daha fazla satmak
istiyorsanız, müşterinizi etkilemek zorundasınız. Bir yöneticiyseniz,
başarınız çalışanlar üzerinde yapacağınız etkiyle ölçülecektir. Bir
takımı çalıştırıyorsanız, sadece oyuncularınızı etkileyerek şampiyon
bir takım oluşturabilirisiniz. Güçlü ve sağlıklı bir aile yetiştirmek
istiyorsanız, çocuklarınızı olumlu bir şekilde etkilemelisiniz.
Hayattaki amaçlarınızın ne olduğu veya neye ulaşmak istediğiniz önemli
değildir. Etkili bir insan olmayı öğrenirseniz, hedeflerinize daha
çabuk ulaşabilir ve daha kalıcı etkiler bırakabilirsiniz.
Etkiniz her insanda aynımıdır ? Neden ?
Tanımadığınız insanlarla karşılaştığınızda, ilk başta onlar üzerinde
neredeyse hiçbir etkiniz yoktur. Sizi onlara, güvendikleri biri
tanıtmışsa ve referans vermişse sizi iyice tanıyana kadar iyi bir
insansınızdır. Fakat sizi tanımaya başladıkları andan itibaren kendi
hareketlerinizle bu etkiyi ya güçlendirir yada yıkarsınız. Yani
bıraktığınız etki ya olumlu yada olumsuzdur. Başka insanlar üzerindeki
etkinizi fark ettiyseniz, bu etkiyi nasıl kullanacağınızı
düşünmelisiniz.

İYİ BİR İLETİŞİMCİ OLMAK İÇİN NELER YAPILMALI?
İletişim; dinleme, tepki verme, coşku, empati ve karşılıklı olarak düşünceleri anlamadan oluşan bir sanattır.
Eğer iletişimci (siz) ile iletişim kuranlar (sizi dinleyenler) arasında
bir yanlış anlama varsa, hata iletişimcinindir. İnsan üzerinde olumlu
bir etki bırakabilmek için iyi bir iletişimci olmak zorundasınız.
İletişim tarzınızı gözden geçirin.
Anlaşılır biçimde iletişim kuramaz, kendinizi ifade edemezseniz,
insanlar sizin ne demek istediğinizi ya da kafanızdan ne geçtiğini
bilemezler.
Siz kendi niyetlerinizi bile bilirsiniz; ancak insanların
görebilecekleri tek şey sadece sizin davranışlarınızdır. Ve bu
davranışları kendi anlayışlarına göre yorumlayacaklarını da kavramanız
gerekir. Örneğin; Kendinizi otoriter, sözünü geçiren biri olarak
görüyorsunuz. Başkaları ise sizi zorba, tahakküm etmeyi seven biri
olarak algılıyor.
NEDEN FARKLI DÜŞÜNÜR VE DAVRANIRIZ?
Toplanan bilgiler, her insanın
1- Kişiliğine
2- Algılama kapasitesine
3- Koşullanmalarına (Herkes izlenimlerine, daha önceki deneyimlerine ve
beklentilerine göre farklı ve kendine özgü düşünceler üretir. Bu
demektir ki, bilgilerin önyargılı biçimde toplanıp değerlendirilmesi
olasılığı yüksektir. Bu da iletişimi etkileyecektir.)
4- Olaylara bakış tarzına
5- Duygusal konumuna (Duygularınız, bilgileri değerlendiriş tarzınızı
ve buradan düşünceler oluşturma biçiminizi önemli ölçüde belirler.)
6- Davranış tarzına (Başkalarının davranış tarzı, sizin davranış tarzınızı belirleyecektir.)
7- Cinsiyetine göre (Kadınlar, durumun duygusal yönlerini çoğu daha
çabuk yorumladıkları ve kavradıkları için, genellikle erkeklerden daha
iyi iletişimcidirler.) farklı değerlendirilirler.
Anlaşılmak müthiştir
İdeal yönetici bir iletişim ustasıdır. İletişim hataları yönetici için
yönetim hatalarıdır. Yönetici için söylenecek en kötü şey ;
Personelinin –“galiba beni anlamadı.” sözüdür. İnsanları
anlayamıyorsanız, onlarla birlikte çalışamazsınız. Birlikte çalışmanın
olmadığı yerde başarının varlığından söz etmek mümkün değildir.
İnsanları anlama becerisi; insanın sahip olabileceği en büyük
değerlerden biridir. Bu sadece iş alanında değil, hayatın her alanında
olumlu etki yapma potansiyeli içerir.
Ayrıca insanları anlamak onlarla konuşma becerisini etkileyecektir.
Pennsylvania Üniversitesi’nde doktor ve Psikiyatri profesörü olan David
BURNS şu gözlemde bulunmuş:
“ İkna edici bir konuşma yaparken düşebileceğiniz en büyük hata,
önceliği duygu ve düşüncelerinize vermenizdir. İnsanların çoğunun
isteği, sözlerinin dinlenmesi, saygı görmeleri ve anlaşılmalarıdır. Ne
zaman anlaşıldıklarını görürlerse, o zaman sizin bakış açınızı anlamaya
motive olurlar.”

“ETKİLENMİŞ” VE “İLGİLİ” OLUN. “ETKİLEYİCİ” VE “İLGİ ÇEKEN” DEĞİL.

İnsanları anlamayı öğrendiğinizde, nasıl düşündüklerini, ne
hissettiklerini, onların neyin etkilediğini, bir duruma nasıl tepki
verdiklerini anlar ve onları olumlu yönde motive ederek
etkileyebilirsiniz.
DAVRANIŞLARI ANLAMA BECERİSİ
Başka insanların davranışlarını anlamak için;
1- Size bir şey söylediklerinde dikkatle dinleyin.
2- Durumu onların açısından görmeye çalışın.
3- Onların değerleriyle ve görüşleriyle ilgilenin.
Dikkatlice, hak vererek ve sabırlı bir şekilde dinlemeye hazır değilseniz, bir insanı asla gerçekten anlayamazsınız.

İLETİŞİMİ GELİŞTİRME YOLLARI
1- Kendinizi tanıyın.
2- Farklılığı kabul edin; Başka insanların farklı olduğunu bilmekle
kalmayın, bunun önlenemez, doğal bir gerçek olduğunu kabul edin. Ne
yapacaksanız bu gerçeği bilerek ve saygı duyarak yapın.
3- Başkalarını iyi dinleyin.
4- Söz ve davranışlara karşı ne gibi tepki veriyorlar (el,kol ve beden hareketlerini) izleyin.
İLETİŞİMDE EN YAYGIN ON PROBLEM
1- Dinleyicilerle daha başlangıçta iyi ilişki oluşturulmamıştır.
2- Beden hareketleri katı ve cansızdır.
3- Konu, dinleyicilerin duyguları göz önüne alınmadan zihinsel olarak sunulur.
4- Konuşmacı başarısızlık korkusu nedeniyle rahatsız görünür.
5- Göz teması ve yüz ifadesi yetersiz kullanılır.
6- Mizah eksiktir.
7- Uygun hazırlık yapmadığı için, konuşmacının aktarmak istedikleri açık değildir.
8- Etki yaratmak için sessizlik kullanılmaz,
9- Elverişsiz ses niteliğinin, konuşma hızının ve şiddetinin sonucu olarak enerji düşüktür.
10- Dil ve malzeme sıkıcıdır.
TELEVİZYON İLETİŞİM KURALLARINI DEĞİŞTİRDİ
1- Artık modern bir iletişimci –rahat, içten, canlı, hızlı ve eğlenceli- olmak zorundadır.
2- Sabırsız bir toplum yaptı. Görüşünüzü hemen belirtmeli ve ilginç olmalısınız
3- Eğer bir resmi zihninizde görebilirseniz ve tanımlayabilirseniz,
diğerleri de sizi izler. Kafanızdaki resmi görün ve söyleyin.

İNSANLARIN BEKLENTİLERİNİ BİLİN VE ONA GÖRE DAVRANIN.
İnsanların ihtiyaçları, onların davranışlarına kesin bir şekilde yansır. Herkesin ihtiyaçları vardır;
a) Duygularına karşılık verilmesi
b) Başarısının kabul edilmesi
c) Güven tazeleme ihtiyacı (yaptığım doğrumu?)
d) Dikkat çekme ihtiyacı
e) Onaylanma ihtiyacı
f) Değerli olma ihtiyacı gibi.
İnsanların ihtiyaçlarını tespit ederseniz onların davranışlarını daha iyi anlarsınız.
Herkes kendi istediği şeyi duyar ve kendi beklentilerine uymayan
mesajları almama eylemindedir. Onun için ilişkilerde beklentiler göz
önüne alınmadan kurulan iletişim problemlere yol açabilir.
Bir aracın sürücüsü yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa
trafik kazası olur. Bir kimsede hareket ve sözleriyle karşısındakini
nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediği gibi
davranır yada konuşursa trafikte olduğu gibi, iletişimde de kazalar
ortaya çıkar. Psikolojide buna “iletişim kazaları” denir. Trafik
kazalarında ölenler, yaralananlar olduğu gibi, iletişim kazalarında da
ayrılanlar, gücenenler yaralıları; kendi içine kapanıp yalnızlığa
gömülenler ölenleri oluşturur.
Günlük hayatta belirli bir sosyal çevre içinde yer alan insanlar
farkında olsun yada olmasın bir biriyle iletişim içindedirler. Bu
açıdan insanlar belirli bir ilişkiler deseni içine girdiklerini hesaba
katarak, çevresinin ve dostlarının düşünce ve anlayışını,
beklentilerini göz önünde bulundurarak davranışlarını ayarlamalıdır.
Bunu nasıl başarabilirsiniz?
Farklı düşünce ve davranışları anlamaya çalışın. Kendinizi karşınızdaki
kişinin yerine koymaya çalışın. Şu soruyu aklınızdan çıkarmayın.
“karşınızdaki kişiyle yer değiştirseydim ne düşünürdüm?” yer
değiştireceğiniz kişi eşiniz, çocuğunuz yada arkadaşınız da olabilir.
Eğer bu yöntemi hayatınızın bir parçası haline getirmeyi başarırsanız
onları daha iyi anladığınızı göreceksiniz ve onlarla daha iyi iletişim
kuracaksınız.
Karşınızdaki tamimiyle yanılmış dahi olsa onu anlamadan kendi
gözlüklerimizle onun dünyasını görmek ve ona hemen tavsiyelerde
bulunmaya başlamak doğru değildir. Çünkü o kendisinin doğru yaptığını
düşünmektedir. Bu yüzden onun düşünce tarzını ortaya çıkarmak ve niçin
sizin gibi düşünmediğini anlamak zorundasınız.
Başkalarının sizden farklı düşünmelerinin altında yatan mutlaka bir
sebep vardır. Bu gizli sebebi keşfederseniz onun hareketlerinin
anahtarını bulmuş olursunuz. Bir örnekle meseleyi daha anlaşılır hale
getirelim;
İki öğrenci gurubumuz olsun A ve B gurupları. A gurubunu yanımıza
çağırıp bağlı bulunan bir köpeği onlara gösteriyor ve diyoruz ki; “Aman
ha! Şu köpeğe yaklaşmayın, kuduzdur. Sizi ısırırsa mahvolursunuz.” Bunu
duyan çocuklar köpeğe korkulu gözlerle bakmaya ve ondan uzak durmaya
çalışıyorlar.
B gurubunu da yanımıza çağırıp onlara da diyoruz ki; “Çocuklar şu
zavallı köpek üç gündür aç. Çok sevimli ve akıllı bir köpek. Onu
sevebilirsiniz ve doyurma görevi de sizin.” Bunu duyan çocuklar köpeğin
yanına sokulup onu sevmeye başlıyorlar. Onun için yiyecek arama
çabasına giriyorlar.
Köpek aynı köpek olduğuna göre A gurubu köpeğin yanına dahi
sokulamazken, B gurubu nasıl oluyor da köpeği sevebiliyor?
Bu örnek bizlere çevremiz tarafından şartlandırılarak
büyütülebileceğimizi gösterir. Onun için kişinin yetiştiği ortam çok
iyi bilinmeli ve ona göre davranılmalıdır. Şunu aklınızdan çıkarmayın.
Siz de onun yetiştiği şartlar içinde bulunsaydınız ne yapardınız? Nasıl
hareket ederdiniz? Ona hak verirdiniz değil mi? O zaman ona hak
verdiğinizi dile getirin; “Sizi böyle düşündüğünüzden dolayı zerre
kadar kınamıyorum. Sizin durumunuzda bulunsaydım, ben de sizin gibi
düşünürdüm” deyin. Böyle bir söz gönülleri fethetmeye yetecektir.

“ Muvaffakiyetin bir sırrı varsa o da; başkalarının fikirlerini anlamak
ve har şeyi onun gözüyle görmektir.” Henry FORD

“Kendini başka bir adamın konumuna koyabilen ve onun kafasının nasıl
işlediğini kavrayan bir kimse, istikbalin kendisi için ne sakladığını
merak etmekten kurtulur.” Owen YOUNG

“Başkalarının ne istediğini akıllarına getirmeyenler sonunda başarısız olurlar.”
Herbert N. CASSON

EMPATİ KURUN:
Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun
duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamalısıdır.
Empatik anlayış, insanları birbirine yaklaştırma, iletişimi
kolaylaştırma özelliğine sahiptir. İnsanlar, kendileriyle empati
kurulduğunda, anlaşıldıklarını ve kendilerine önem verildiğini
hissederler. Diğer insanlar tarafından anlaşılmak ve önem verilmek ise,
bizi rahatlatır; kendimizi iyi hissederiz. Yapılan araştırmalarda,
liderlik özelliğine sahip kişilerin empati kurma becerilerinin yüksek
olduğu belirlenmiştir.
Sağlıklı bir Empati kurulabilmesi için gerekli öğeler:
1- Empati kuracak kişi, kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır.
Her insan gerek kendisini gerekse çevresini, kendisine özgü bir biçimde
algılar; bu algısal yaşantı özneldir (subjektiftir); kişiye özgüdür.
Yani her insan dünyaya, kendine özgü bir bakış tarzıyla bakar. Eğer bir
insanı anlamak istiyorsak, dünyaya onun bakış tarzıyla bakmalı,
olayları onun gibi algılamaya ve yaşamaya çalışmalıyız. Bunu
gerçekleştirmek için de empati kurmak istediğimiz kişinin rolüne
girmeli, onun yerine geçerek adeta olaylara onun gözlüklerinin
gerisinden bakmalıyız. Empati kurmaya çalıştığımız kişinin rolüne kısa
bir süre için geçmeli “sanki o kişi imişcesine” düşünmeye ve hissetmeye
çalışmalıyız.
2- Empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdaki kişinin duygularını ve
düşüncelerini doğru olarak anlamamız gereklidir. Karşımızdakinin
yalnızca duygularını ya da yalnızca düşüncelerini anlamamız yeterli
değildir. Karşımızdakinin rolüne girerek onun ne düşündüğünü anlamamız,
hissettiklerinin aynısını hissetmemiz gerekmektedir.
3- Empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki
kişiye iletilmesi davranışıdır. Karşımızdaki kişinin duygu ve
düşüncelerini tam olarak anlasak bile, eğer anladığımızı ona ifade
edemezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız.
Karşımızdaki insanlara empatik tepki vermenin başlıca iki yolu vardır:
A) Yüzümüzü / bedenimizi kullanarak onu anladığımızı belli etmek
B) Sözlü olarak onu anladığımızı ifade etmek.
En etkili yolu bu ikisini birlikte kullanmaktır. Bir sıkıntımız
olduğunda, bizimle konuşan kişi, dostça bir gülümsemeyle kolumuza
dokunup sıkıntımızı sözelleştirirse, örneğin “son günlerde çok
bunalmışsın” derse, rahatladığımızı hissederiz.
Oğlu ayağını çarptığı için ağlamaktadır. Baba oğluyla aynı hizaya kadar
eğilir ve ayağını vurduğu yeri göstermesini isterken “ oğlum çok mu
acıyor ? Öpeyim geçsin” der ve acıyan yerini öperse empatik tepki
vermiş olur.

_________________
______________________________________________________________



LÜTFEN KURALLARA BAKIN: : http://supermekan.0forum.biz/forum-kurallari-f1/forum-kurallary-t79.htm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://supermekan.0forum.biz
A?DMİN
(AdMİn)
(AdMİn)
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1151
Yaş : 22
Nerden : KoCaElİ
Personalized field :
GÜÇ :
200 / 100200 / 100

TECRÜBE :
200 / 100200 / 100

REP :
200 / 100200 / 100

SEVİYE :
300 / 100300 / 100

YILDIZ :
100 / 100100 / 100

TAKIMIM :
Kayıt tarihi : 09/04/08

Kişi sayfası
BURAYA: SERKAN

MesajKonu: Geri: (G Ü Z E L ) BİR İŞLETME NASIL DAHA VERİMLİ OLUR----   C.tesi Mayıs 03, 2008 8:33 am

DİNLEYİN:
“Büyük insan dinlemeyi bilendir.’’
S . A . HELPI
“Konuşmakla hiç bir şey öğrenemeyiz, ama sorup dinlemekle öğrenmenin sınırı yoktur.
David J. SCHWARTZ
“ İnsanlarla iyi geçinmek ve onların arkadaşlığını kalıcı biçimde
kazanmak için yeryüzündeki belki en etkin mekanizma, başkalarının
duygularını paylaşarak, anlayışlı bir şekilde dinleyebilme
becerisidir.” Oliver Wendell HOLMES


Eğer insanlarla etkili bir iletişim kurmak istiyorsanız; insanların ne
istediğini, neye gereksinim duyduğunu ve ne olduklarını bilmek
zorundasınız. Onları anlamanın yolu dinlemektir.
Dinlemek yöneticinin kullandığı bir iletişim biçimidir. Kötü
dinleyicilik yanlış anlamalara, söylentilere, insanların
kızgınlaşmasına, çatışmalara yol açar.
Dinlemek değer ve saygı ifade eder
Başkalarının anlattıklarına ilgi göstermediğiniz her durumda,
kendilerine değer vermediğiniz mesajını göndermiş olursunuz. Ama
söylediklerine kulak verdiğinizde onlara saygı gösterdiğiniz, onları
umursadığınız anlaşılır. Birini dinlemek ona gösterdiğiniz en üst
düzeyde saygıdır. Filozof Poul Tillich’ in dediği gibi; “Sevginin ilk
görevi dinlemektir.”
Sabırla dinleyerek ona şöyle diyebilirsiniz. “Sen, dinlemeye değersin”.
Onun kendisine duyduğu değeri arttırmış olursunuz. Zira her insan
“söylemeye değer bir şeyi olduğunu” düşünmekten hoşlanır.
Sadece Dinlemekle yetinmeyin Onu Konuşturun
Dinlerken sadece söyleneni dinlemekle yetinmeyin, konuşan kişiyi
konuşması için yüreklendirin. Kendisi, görüşleri, başarılarını,
ailesini,işi, problemleri hakkında konuşmaya teşvik edin. İnsan bir
olayı anlatırken, sadece dış dünyada olup biten bir söz etmez. İster
istemez kendinden de söz eder. Eğer dinlemesini bilirsek kişinin
söylediği şeylerden o kişinin nasıl biri olduğunu az çok çıkarabiliriz.
Bu da bize o kişiyle olan ilişkilerimizde hata yapmamamızı
sağlayacaktır.
Dinlemek bilgiyi arttırır
Ayrıca dinlemek sizi zenginleştirir. İyi dinleme yeteneğini ne kadar
erken geliştirir ve kullanmaya devam ederseniz, başarmak için gerekli
bilgiyi de daha kolay toplarsınız.
SAĞIR BİR KULAK KAPALI BİR ZİHNİN KANITIDIR
Dinlemek ilişkiler kurar
İyi dinleyici olmak insanları size çekecektir. Herkes iyi dinleyen bir insanı sever ve çekimine kapılır.
Dinlemek fikir üretir.
Yeni, değişik fikirler, sorunları çözmek için yeni yollar bulmanıza,
kurumunuzu geliştirecek yeni ürün ve süreçler ortaya çıkarmanıza ve
yeni yöntemler bulmanıza, kişisel olarak gelişip yükselmenize yardımcı
olacaktır.
Başkalarını her zaman dinlerseniz, yeni fikirler bulmakta
zorlanmazsınız. İnsanlara fikirlerini paylaşmak için fırsatlar veriyor
ve dikkatle dinliyorsanız, her zaman yeni fikirlere ulaşırsınız.
Karşınıza bir sürü işe yaramaz fikirler gelse bile, sadece dinlemek
bile sizde ve başkalarında üretici düşünceler uyandıracaktır.
Dinlemek sadakat sağlar
İnsanları dinlemezseniz bu durumda daima istekli başka birini bulurlar.
Eşler, iş arkadaşları, çocuklar veya dostlar, ne zaman
dinlenmediklerini fark etseler, kendilerini dinlemeye istekli
birilerini bulma arayışına girerler. Böyle bir durumun sonuçları da
bazen felaket olur. Dostluklar veya evlilikler biter, iş yerinde
otorite boşluğu doğar veya ana-babanın etkisi azalır. Onları sürekli
dinleyip, kendilerine söylediklerine değer verirseniz, size sadık
kalacaklardır.
Kadın: Sevgilim, bugün tesisatçı su ısıtıcısındaki çatlağı tam zamanında tamir etmedi.
Koca: Hı-Hı..
Kadın: Böylece boru patladı ve bodrum katını su bastı.
Koca: Sessiz ol. Üçüncü atak, şimdi gol olacak.
Kadın: Bazı kablolar ıslandı ve köpeğimiz neredeyse elektrik çarpmasından ölüyordu.
Koca: Oh, olamaz ! Açıkta bir adamları var. Bas! Geç onu!
Kadın: Veteriner bir hafta içinde iyi olacağını söyledi.
Koca: Bana yiyecek bir şeyler getirir misin?
Kadın: Sonunda tesisatçı geldi ve borumuzun patlamasına sevindiğini söyledi. Böylece kazandığı parayla tatile çıkabilmiş.
Koca: Beni dinlemiyor musun? Aç olduğumu söyledim.
Kadın: Seni terk ediyorum. Tesisatçıyla yarın Acapulco’ya uçuyoruz.
Koca: Dırlanmayı kesip bana yiyecek bir şeyler getiremez misin? Tüm sorun kimsenin beni dinlememesi.
Dinlemediğimiz zaman kendimize verdiğimiz zarar, karşınızdakine verdiğiniz zarardan daha fazladır.

DİNLEMENİN ÖNÜNDEKİ YAYGIN ENGELLER.
Niçin başkalarını etkili dinleyemiyoruz?
1- Gürültü
Gürültü işitmeyi engeller. Dikkati dağıtan dış etkileri göz ardı etmeyin, bunlara göz yummayın.
2-Fiziksel yapımızdan dolayı
Sinir Sisteminizin konuşma hızından dört kat daha fazlasını
dinleyebilme kapasitesine sahip olduğunu biliyor muydunuz?
İnsanın sinir sistemi dakikada 600 kelimelik bir konuşma hızını anlama
kapasitesine sahip olmasına rağmen, normal bir konuşmanın hızı dakikada
100-150 kelime arasındadır. Bu da insan sinir sisteminin sahip olduğu
kapasitenin ancak dörtte biri veya altıda birini kullanması anlamına
gelir. Böylece insanın dinlemede olduğu her dakika içinde kafası
450-500 kelimelik bir süre boş kalır ve bu süre dikkatin dağılmasını
son derece kolaylaştırarak adeta teşvik eder.
3-Konuşmaya aşırı değer verdiğimizden dolayı
Bir çok insan dinlemeyi küçümser. Örneğin insanlara iletişim
becerilerini nasıl geliştireceklerini sorsanız çoğunun vereceği yanıt,
daha ikna edici olmak yada toplum içinde konuşma becerisini arttırmak
şeklinde olacaktır. Çok az insan, iletiş kurmanın temelinin iyi dinleme
olduğunu kavramaktadır.
Çoğu insan, konuşmaya daha fazla, dinlemeye daha az önem verir. İyi
ilişki kuran insanlar, konuşma-dinleme oranını yakından takip eder.
A.B.D. tarihinin en etkili Liderlerinden biri olarak gösterilen Başkan
Abraham Licoln şöyle der; “Birisiyle ilişkimde bir sonuç almaya
hazırlanıyorsam, zamanımın üçte birini kendi söyleyeceklerimi, üçte
ikisini onun söyleyeceklerini düşünerek geçiririm.” Bu iyi bir orandır.
Konuştuğumuzun iki katı düşünmeliyiz.
4-Etkili dinleme İnsanı yorduğundan dolayı
Sürekli bir insanı dinlemeye konsantre olmak oldukça zordur.
Kendinizi her yönüyle karşınızdaki kişiyi anlamaya verirseniz bu tarz
bir dinlemenin ne kadar yorucu olduğunu fark edersiniz. Beyninizin
yorulduğunu, yıprandığınızı hissedersiniz.
İki psikiyatris birisi genç, diğeri yaşlı her gün işlerine kusursuz
dikkatle giyinmiş olarak giderlermiş. Ama günün sonunda, ihtiyar adam
her zamanki gibi taze görünürken, genç doktor yorgun ve üstü başı
dağınık halde olurmuş. Sonunda genç doktor meslektaşına; “Bunu nasıl
becerebiliyorsun?” diye sormuş. “Tüm gün hastaları dinledikten sonra
nasıl bu kadar iyi görünebiliyorsun?”
“Çok kolay” demiş Yaşlı adam; “Anlattıklarının tek sözcüğünü bile dinlemem.”
Birisini uzun süre dinlerseniz sonuç yıpratıcı olur. Yorgunsanız ve zor
durumlara düşmek istemiyorsanız etkili bir dinleyicinin daha çok enerji
toplayıp konsantre olması gerektiğini unutmayın yada başka güne
görüşmenizi erteleyin.
4-Kendimizle meşgul olmamız.
Dinlemenin önündeki herhalde en aşılmaz engel, insanın kendisiyle
meşgul olmasıdır. Hem T.V. izleyip, hem de konuşmaya çalışmak. Gazete
okurken bir şeyler söylemeye çalışmak gibi.
5- Önyargı
Söyleyene ya da söylenene önyargılı yaklaşmak dinlemeyi ve anlamayı engeller.
Etkili dinlemenin yolları
Dinleme sanatı o denli önemlidir ki bunu uygulamaya koymadan geçmemeniz
gerekir. Şu andan başlayarak aşağıdaki önerileri uygulayın:
1- Konsantre olma gücünüzü geliştirin
İyi bir dinleyici çevredeki, dinlemeyi bozucu etkenleri dikkate
almayabilen ve kendisini dinlemeye istekli tutabilen kişidir.
Konsantrasyonu bozucu gürültü ve sesleri kontrol altına alın. Gürültü
gelen kapıyı kapatın, telefonun çalmasını önleyin, zihninizi
temizleyin. Dinlerken konsantre olmaya çalıştıkça konsantre olma
gücünüz artar ve dinlemeniz iyileşir.
2- İlgi alanlarınızı geliştirin
Sizi ilgilendiren konulara dinlemeye karşı daha istekli olduğunuzu hiç
fark ettiniz mi? Her hangi bir iletide de sizi ilgilendiren yönler
bulabilirsiniz. İlgi duymadığınız bir konuyu sıkıcı diye niteleyip
kapamak yerine, araştırmacı bir bilinç taşımanız gerekir ki her konuyu
ilgiyle dinleye bilesiniz.
3-Konuşmakta olan kişiye doğru bakın.
Dinlemeye değer her insan bakılmaya da değerdir. Bakmak aynı zamanda
dediğine konsantre olmanızı sağlar. Birisiyle karşılıklı konuşurken,
televizyon izlemeyin, başka bir şeyle ilgilenmeyin.
4- O Andaki ihtiyacı saptayın
Karşınızdaki insanın o andaki ihtiyacını anlamak, etkili bir dinleyici
olmanın bir parçasıdır. İnsanlar o kadar çok çeşitli nedenlerle
konuşurlar ki; rahatlamak için, öfkesini çıkarmak için, ikna etmek
için., haberdar etmek için, anlaşılmak ve sinirlerini gevşetmek için.
Üstelik insanlar, sizin beklentilerinizin dışındaki nedenlerle
konuşmaktadırlar.
Erkekler genellikle tartıştıkları problemi sonuca bağlamak isterler;
onların ihtiyacı çözümdür. Kadınlarsa, bir problemi sadece paylaşmak
için anlatırlar; onlar ne öneri ne de çözüm peşindedirler. Konuştuğunuz
insanın ihtiyacını saptayabildiğinizde, söylediklerini uygun bir temele
oturtabilir ve daha iyi anlayabilirsiniz.
5- Söylediği şeye büyük ilgi duyuyormuş gibi görünün.
Karşınızdaki kişiye her şeyinizle odaklanın. Aynı fikirdeyseniz
başınızı sallayın. Bir öykü anlatırsa gülümseyin. Karşılıksız
bırakmayın. Onunla birlikte güç sarf edin. O sırada zamanınız yoksa,
konuşmayı başka bir zamana erteleyin.
6- Konuşmakta olan kişiye doğru eğilin.
İlgi çekici bir konuşmaya doğru eğilme, sıkıcı olanından uzak durma eğiliminde olduğunuzu hiç fark etmiş miydiniz?
7-Açıklayıcı Sorular sorun.
Bu konuşmakta olan kişiyi hala dinlemekte olduğunuzu belirtir. Size daha çok şey anlatmasını sağlar.
8-Sözünü kesmeyip daha fazlasını anlatmasını isteyin.
Çoğu insan sözünün kesilmesine sert tepki gösterir ve bunu saygısızlık
olarak yorumlar. Eğer arada sözünü kesmeyecek olursanız, bu pek çok
kişi için büyük bir iltifattır. Onları yeniden konusuna çekerseniz daha
büyük iltifat almış olacaklardır. Şunu diyebilirsiniz: “Bu son noktaya
biraz daha girebilir misiniz?” veya “ şu...ve....şu hususta
söylediğiniz şeyler hakkında biraz daha bilgi edinmek isterdim.”
İnsanların sözlerini kesen kişiler bunu genellikle şu nedenlerle yaparlar:
1-Başkalarının söylediklerine yeterince değer vermiyorlardır.
2-Kendilerinin ne kadar zeki ve etkileyici olduğunu başkalarına göstermek istiyorlardır.
3-O kadar heyecanlanmışlardır ki, başkalarının sözünü bitirmelerini bekleyemiyorlardır.
Sizin de başkalarının sözlerini kesmek gibi bir alışkanlığınız varsa,
dürtülerinizi gözden geçirip neyi değiştirmeniz gerektiğini saptayın.
İnsanlara kendilerini ifade etmeleri için ihtiyaç duydukları zamanı
verin.
9-Belli aralıklarla özetleyin.
Etkin dinlemenin tekniklerinden birisi, belli aralıklarla diğer insanın
söylediklerini özetlemektir. Konuşmacı bir konuyu bitirdiğinde, diğer
konuya geçmeden önce onun fikirlerini ve belli başlı noktaları başka
sözlerle açıklayarak, doğru mesajı alıp almadığınızı yoklayın. Bu
şekilde ayrıca, karşınızdakinin size anlattıklarına odaklanmaya devam
eder ve ona güven verirsiniz.

_________________
______________________________________________________________



LÜTFEN KURALLARA BAKIN: : http://supermekan.0forum.biz/forum-kurallari-f1/forum-kurallary-t79.htm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://supermekan.0forum.biz
A?DMİN
(AdMİn)
(AdMİn)
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1151
Yaş : 22
Nerden : KoCaElİ
Personalized field :
GÜÇ :
200 / 100200 / 100

TECRÜBE :
200 / 100200 / 100

REP :
200 / 100200 / 100

SEVİYE :
300 / 100300 / 100

YILDIZ :
100 / 100100 / 100

TAKIMIM :
Kayıt tarihi : 09/04/08

Kişi sayfası
BURAYA: SERKAN

MesajKonu: Geri: (G Ü Z E L ) BİR İŞLETME NASIL DAHA VERİMLİ OLUR----   C.tesi Mayıs 03, 2008 8:33 am

Mutluluk konuşmadan geçer
Mutluluğumuz da, düşünce, arzu, umut, heves veya üzüntülerimizi konuşma
yoluyla diğer insanlara ifade etmemize bağlıdır. Psikiyatristler pek
çok kişinin şu veya bu sebeple kendilerini ifade edemedikleri, düşünce
ve duygularını içlerine hapsettikler için mutsuz olduklarını
keşfetmişlerdir.
Kendinizden değil Ondan bahsedin
İnsanların önce, sonra ve her zaman ilgilerini çeken konunun kendileri
olduğunun farkına varın. İyi konuşmacı olma sanatı, söylenecek bir sürü
akılıca şey veya konuyla bağdaştırılacak kahramanca deneyimler bulmakta
değil, karşınızdakini açabilmek ve onu
konuşturabilmektedir.
Diğer insanları konuşmaya teşvik edebilirseniz, adınız iyi bir
konuşmacıya çıkacaktır. Dahası, karşınızdakini konuşturabilir ve
konuşmasını sürekli kılabilirseniz, konuşma süresi size geldiğinde onun
size ısınmasını, sizin fikirlerinize ilgi duymasını ve kabule hazır
hale gelmesini en iyi şekilde sağlamış olursunuz.
Unutmayın! Siz de bir insansınız. Sizin de hemen kendiniz hakkında
konuşmaya başlamanız doğaldır. Ancak gerçek şudur ki; karşınızdakini
etkilemek isteyecekseniz,
konuşmanın konusunu kendi üzerinizden çok karşınızdakine
yoğunlaştırırsanız, onun gözünde daha değerli olursunuz. Sizin
hakkınızda çok daha olumlu düşünecek ve sizi
çok daha zeki bulacaktır.
Geçenlerde bir arkadaşım, körfezde yapılan tekne yarışlarını
izleyebilmek için bir balıkçı iskelesine çıkmayı defalarca denediğini
ancak başarılı olamadığını anlatmıştı. Her defasında bir devriye polisi
engel olmaktaydı. “Orada şimdiden bir kalabalık toplandı,” diyordu
polis ve “iskeleden birileri inmeden, oraya başkalarının çıkmasına izin
veremeyiz.”
“Benle birlikte dört kişiydik,” dedi arkadaşım, “aramızda iyi bir
konuşmacı olmasıyla ün salmış bir kadın da vardı. Talebim üçüncü kez
geri çevrilince ‘bir de ben deneyeyim’ dedi. Beş dakika kadar
görevliyle konuştuktan sonra el sallayarak oraya gitmemizi, polisin
bize izin verdiğini işaretle bildirdi. Neler söylediğini sorduğumda,
‘Vallahi iskeleye çıkabilir miyiz diye sormadım, sadece onunla
konuşmaya başladım. Güneşin anlında terleyip terlemediğini sordum ve
böyle bir kalabalığı düzenli tutmanın da kolay olmaması gerektiğini
söyledim. O bana balık tutmayı ne kadar sevdiğini, o zaman ben de
buraya geldiğimizi ve yarışları çok görmek istediğimizi, ancak
gerilerde, istinat duvarında durduğumuz için pek bir şey göremediğimizi
anlattım. Bunun üzerine. ‘Neden iskeleye çıkmıyorsunuz, oradan daha iyi
görünür.’ Diye yanıt verdi.”
Bu öykü, bir sohbeti sizin için yararlı hale koymanın sırlarından birini çok güzel anlatmaktadır.
Sorular sorun
Ortamın denetlenmesi, tüm konuşmayı sizin yapmanız gerektiği anlamına
gelmez. Gerçekte, ilginç sorular sormayı öğrenirseniz, hem tartışılan
konuları denetleyebilirsiniz hem de aynı zaman da dinleyiciyi açarak,
sizinle iletişim kurmasına olanak vermiş olursunuz.
Başkalarının ilgisini çekecek sorular sorun. Neden? Nerede? Nasıl?
Gibi. Ve sohbeti karşınızdakinin ilgi alanı içinde götürmeye devam edin.
Eğer “memlekette 10 dönümlük bir yerim var” derse. “Benim de var, hem
de 200 dönüm üstüne de bir tesis kuruyorum” demek yerine; “öyle mi, tam
olarak nerede?” “Neler yetiştiriyorsunuz? Deyin.
Ben de tekniği
“Ben de tekniğini kullanın” kendinizle ilgi konuşmaya katmanın en uygun
zamanı, karşınızdakine onun söylediğiyle bağlantı kurabilecek ve
aranızda bir bağ oluşturacak bir şey anlatmanızdır.
“Ben bir çiftlikte büyüdüm” derse ve siz de “Ben de” deyip, kendi
çiftlik anılarınızdan biraz bahsederseniz bu onun kendisini daha önemli
hissetmesini sağlayacaktır.
Karşınızdakiyle bir bağ oluşturacak şekilde kendinizle ilgili bir
hususu konuşmanın O kişiyi onurlandırmasının nedeni şudur: Böylelikle
siz aslında “Ben de öyleyim”, “Ben de bundan hoşlanırım”,”Ben de buna
inanırım”, ”Ben de biraz senin gibiyim”, demiş olursunuz. Siz veya
geçmiş deneyimleriniz hakkında sizin karşınızdakiyle benzerlik
gösterdiğiniz her durum, onun otomatik olarak sizi beğenmesini
sağlayacaktır.
Bizimle aynı fikirde olan insanları beğeniriz. Bizimle aynı fikri
paylaşmayanlardan hoşlanmayız. Bizimle aynı fikirde olan her insan
bizim kendi değerimizi ve kendimize verdiğimiz önemi doğrular. Bizimle
aynı kanaati paylaşmayan her insan, kendi kendimize biçtiğimiz değere
karşı tehdit oluşturur. Kısacası, karşınızdakine hak verdiğinizde, onun
kendisini daha çok sevmesine katkıda bulunmuş olursunuz.
Başka insanlarla bağ kurmak istediğinizde, ikinizin de hemfikir
olduğunuz noktalardan başlayın. Bu ortak bir zemin aramak demektir.
Karşınızdakiyle aynı görüşü paylaşmadığınızdan emin olduğunuz
durumlarda dahi, her zaman aynı görüşte olduğunuz noktalar
aramalısınız. Ortak bir zemin oluşturduğunuzda, aynı görüşte
olmadığınız hususlarda dahi bir araya gelmenin çok daha kolay olduğunu
göreceksiniz.
Hissetmek, hissettim, buldum yöntemi
Bazen ortak ilgilerini bulsanız bile, iletişim sürecinde engellerle
karşılaşabilirsiniz. Bağ kurmayı denediğiniz insanların sizin
yaklaşımınıza karşı çekimser durduğunu keşfederseniz, onları duygusal
alanda karşılamaya çalışın. Bunu yapmanın mükemmel bir yolu, onların
size karşılık vermesi için “hissetmek, hissettim, buldum” yöntemi
kullanmaktır. İlk olarak ne hissettiklerini sezmeye çalışın, bu
duyguları onaylayıp geçerli kılın. Geçmişte sizde benzer duygular
hissettiyseniz, eskiden hissettiklerinizi onlarla paylaşın. Son olarak
bu duyguları yenmenize yardım etmesi için ne bulduğunuzu onlara aktarın.
Ne zaman başkalarıyla ortak noktalar bulmayı düzenli bir alışkanlık
haline getirirseniz, herkesle konuşabileceğinizi ve durduğu yerde
onlarla buluşabileceğinizi görürsünüz.

_________________
______________________________________________________________



LÜTFEN KURALLARA BAKIN: : http://supermekan.0forum.biz/forum-kurallari-f1/forum-kurallary-t79.htm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://supermekan.0forum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: (G Ü Z E L ) BİR İŞLETME NASIL DAHA VERİMLİ OLUR----   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
(G Ü Z E L ) BİR İŞLETME NASIL DAHA VERİMLİ OLUR----
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Para kazanmak
» Salih Müslüman Nasıl Olur
» nasil erkekler? nasil kizlardan hoslanirsiniz ?
» Youtube engeli nasıl kaldırılır
» İyi bir çiğ köfte nasıl yapılır?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SAVAŞÇILARIn MekaNı :: ÖDEV-ARAŞTIRMA :: ARAŞTIRMA-
Buraya geçin: